2024 Türkiye Bütçe Açığı ve Borç Stoku

9 Mart 2025, Ayse Ökten ve Samed Küçükikiz

Hazine Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, merkezi yönetim 2024 yılında 8.670,9 milyar TL gelir elde ederken, 10.777 milyar TL harcama yapmıştır. Gelir ve harcamaların zaman içinde GSYH’ya oranına bakıldığında; merkezi yönetim gelirlerinde düşüş gözlemlenirken, harcamalarda zaman zaman yüksek artışlar izlenmektedir.

Bu iki serinin farkı olan bütçe dengesine baktığımızda, bütçe’nin GSYH’ya oranla 2023 yılında %5,1; 2024 yılında ise %4,8 açık verdiğini gözlemliyoruz.

Görece yüksek bütçe açıklarına rağmen, GSYH’ya oranla borç stokunda azalma gözlemlenmektedir.

TL cinsi borç stokunda 2013’ten bu yana düşüş yaşanırken, döviz cinsi borç stokunda son yıllarda azalma görülmüştür. Borç stokunda özellikle 2022’den beri gözlenen düşüş döviz borç stokundaki düşüşten kaynaklanmaktadır.  Bu gelişmelerde döviz kurunun enflasyondan daha düşük seyretmesinin önemli bir payı bulunmaktadır.

Türkiye’deki merkezi yönetimin borç stoku dünyadaki birçok ülkenin borç stokunun altında seyretmektedir. 

Aynı zamanda, son yıllarda Türkiye’deki bütçe açıkları birçok ülkenin üzerinde yer almaktadır. Bu durum gelecek yıllarda borç stokunun artabileceğine işaret etmektedir.    

2024’ün Özeti

2 Şubat 2025, Ayse Ökten ve Samed Küçükikiz

2024 yılını, enflasyonla doğru araçları kullanarak mücadele etmeye devam edilen bir yıl olarak nitelendirebiliriz. Bu dönemde T.C. Merkez Bankası, politika faizini istikrarlı bir şekilde yaklaşık %50 seviyesinde tutmuş ve yavaş da olsa enflasyonda gerçek anlamda düşüş sağlamıştır.

Bu mücadele, GSYH’nin büyümesinde hasara sebep olmuş, özellikle 2024’ün ikinci ve üçüncü çeyreğinde büyüme seviyeleri yıllık %2.4 ve %2.1 olarak gerçekleşmiştir.

2023’e kadar düşüş gösteren işsizlik oranı, 2024’un ikinci ve üçüncü çeyreğinde %8.7 civarında seyretmiştir.

Pandemiden beri artmaya devam eden istihdam oranı, 2024’te de az da olsa ilerleme kaydetmiştir.

Döviz kurundaki artışla mücadele etmek için başlatılan KKM hesapları, 2024 yılında düşüşe geçmiş ve seneyi 32.6 milyar dolar ile kapatmıştır.

Dolar kurundaki artış 2024 yılını %20.2 ile bitirerek %44.3 olarak gerçekleşen TÜFE enflasyonunun çok altında kalmıştır. 

2022’nin 3. çeyreğinde GSYH’ya oranla %37.1 olan merkezi yönetim borç stoku, 2024’ün 3. çeyreğinde %28.3 olarak gerçekleşmiştir.

Gelir Dağılımı 

20 Kasım 2024, Ayse Ökten ve Samed Küçükikiz

Zaman içinde gelir dağılımındaki değişiklikleri ölçmenin başlıca yöntemi, Gini katsayısını incelemektir. Bu katsayı sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımının eşitlik yönünde ilerlediğini, bire yaklaştıkça ise gelir dağılımının bozulduğunu ifade eder.

Aşağıdaki grafikten, Türkiye’de 2005-2013 arasında gelir dağılımında eşitsizliğin azaldığını, 2013 yılından itibaren ise gelir dağılımının giderek bozulduğunu gözlemlemekteyiz.

Ülkeler arası karşılaştırmada, seçtiğimiz 26 ülke arasında Türkiye’nin Brezilya ve Kosta Rika’dan sonra gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu üçüncü ülke konumunda olduğunu görüyoruz.

Değişik sektörlerde çalışanların gelirlerini karşılaştırmak ve zaman içinde nasıl değiştiğini anlamak için aşağıda bir grafik sunuyoruz. Bu grafikte, ortalama gelirin en yüksek olduğu hizmet sektörü gelirini sırasıyla inşaat, sanayi ve tarım sektörlerinde çalışanların gelirlerine bölüyoruz. Örneğin, 2008 yılında hizmet sektöründeki gelir, tarım sektörünün 2.1 katıyken, daha sonra bu oran gerilemeye başlamış ve 2022 yılında 1.3 seviyesine gelmiştir. Hizmet sektöründeki gelir, tüm yıllarda diğer sektörlere kıyasla daha yüksek olmakla birlikte, 2010 sonrasında inşaat, sanayi ve tarım sektörlerinde gelirlerin hizmet sektörüne kıyasla daha fazla arttığını söyleyebiliriz. Örneğin, hizmet sektörü gelirleri 2010 yılında sanayi sektörü gelirlerinden yaklaşık %25 daha yüksek iken, 2022 yılında neredeyse eşit duruma gelmiştir.

Son olarak, üniversite mezunu kişilerin gelirlerinin lise mezunu kişilerin gelirlerine bölünmesiyle elde edilen yükseköğretim ücret primini gösteren veriyi, 2005-2022 yılları için inceliyoruz. Bu bilgilere göre, üniversite mezunları 2012 yılında lise mezunlarından 1.77 kat daha fazla gelir elde ederken, bu fark zaman içinde azalarak 2022 yılında yaklaşık 1.38 seviyesine gerilemiştir.

Türkiye’de 2012’den itibaren gözlenen yükseköğretim ücret primindeki düşüşün sebepleri arasında, zaman içinde üniversite mezun sayısındaki artışın rol oynamış olma ihtimali yüksektir. 2008 yılında 25 yaş üstü nüfusun %9.1’i üniversite mezunu iken, bu oran 2023’de %24.4 olmuştur.

OECD ülkelerindeki yükseköğretim ücret primine baktığımızda, Türkiye’nin 2022’deki konumunun birçok ülkeden çok farklı olmadığını görüyoruz. Bu bilgilere göre, 2022 yılında Türkiye’de prim %49, 25 AB ülkesinde ortalama %52, OECD ortalaması ise %56 olmuştur. (veri)

Enflasyon Beklentileri 

13 Ekim 2024, Ayse Ökten ve Samed Küçükikiz

Enflasyon beklentileri enflasyonla mücadelede önemli rol oynayan bir unsurdur. Hatta enflasyon beklentilerini düşürmeden enflasyonu düşürmek başlı başına zordur. TCMB yakın zamanda Türkiye’deki hanehalkı (tüketici) enflasyon beklentilerini de yayınlamaya başlamıştır.  Aşağıda gösterilen 12 ay sonrası enflasyon beklentileri ve gerçekleşen enflasyon grafiğine baktığımızda, enflasyon beklentilerinin gerçekleşen enflasyonun hep üstünde seyrettiğini ve henüz büyük bir düşüş kaydetmediğini görmekteyiz. 

Yapılan anketlerle belirlenen bu beklentiler, hanehalkı (tüketici), piyasa katılımcıları (finansal sektörde karar alıcı ve uzman kişiler) ve reel sektörde karar alıcı kişiler için ayrı ayrı özetleniyor. Bu grupların beklentileri birbirinden çok farklı olup en yüksek enflasyon beklentilerinin hanehalkına ait olduğunu gözlüyoruz. 

Başka ülkelerde beklentiler ile gerçekleşen enflasyon arasındaki ilişkiye baktığımızda karşımıza daha farklı bir tablo çıkmaktadır (veri Avrupa Merkez Bankası ve New York Fed). Aşağıdaki grafiklerde Almanya, Fransa, İtalya ve Amerika Birleşik Devletlerindeki tüketiciler için 1 yıl sonrası enflasyon beklentilerinin, enflasyonun görece yüksek olduğu 2021-2023 döneminde gerçekleşen enflasyonun altında seyrettiğini ve son zamanlarda İtalya hariç tüm ülkelerde bu iki serinin birbirine çok yaklaştığını gözlemliyoruz.

Piyasa Faizleri ve Merkez Bankası-2024

22 Eylül 2024, Ayse Ökten ve Samed Küçükikiz

2022-2023 yıllarında Merkez Bankası’nın uyguladığı faiz politikası neticesinde piyasa faizleri ile Merkez Bankası faizi arasında büyük farklılıklar oluşmuştu. Aşağıdaki iki grafikte görüleceği üzere, 2023 Mayıs ayında MB faizi %9 iken, 1 aylık ve 3 aylık mevduat faizleri sırasıyla %21 ve %31.4; ihtiyaç ve konut kredisi faizleri ise sırasıyla %37 ve %18.5 olarak gerçekleşmişti.

Merkez Bankası, 2023 Haziran ayından sonra kademeli olarak faizleri artırmaya başlamış ve bu tarihten itibaren piyasa faizleri de Merkez Bankası faizleri ile birlikte değişmeye başlamıştır.

2024 Eylül ayı verilerine göre, MB faizi %50 iken, 1 aylık ve 3 aylık mevduat faizleri sırasıyla %54 ve %59.2, ihtiyaç ve konut kredisi faizleri ise sırasıyla %71.6 ve %43.2 olarak gerçekleşmiştir. Enflasyon ise ağustos ayında %52 olarak gerçekleşmiştir. 

Konut Fiyatları

27 Ağustos 2024, Ayse Ökten ve Samed Küçükikiz

2024’ün birinci çeyreğinde Türkiye’de konut fiyat artışı enflasyonun altında seyrettiği için reel fiyatlarda düşüş olduğunu gözlüyoruz. 2022 ve 2023’ün ilk çeyreğinde yıllık sırasıyla %23.4 ve %45.8 artan reel konut fiyatları, 2024’ün ilk çeyreğinde %2.4 düşmüştür.  

2024’ün 1. çeyreğinde dünyadaki birçok ülkede reel konut fiyatları farklı şekillerde seyretmiştir. Örneğin Rusya’da konut fiyatları reel olarak %22.6 artarken, Fransa’da %8.4 düşmüştür. 

2024’de gözlenen düşüş ev fiyatlarının ucuzladığı anlamına gelmez tabii. Özellikle 2022 sonrası gözlenen reel fiyat artışlarının ortalama ev fiyatlarını nasıl etkilediğini daha iyi anlamak için bir grafik sunuyoruz. Burada 2010 yılının ev fiyatını 100’e eşleştirip zaman içinde ne seviyeye geldiğine bakıyoruz. Bu bilgilere göre 2010 yılında 100 TL olan bir ev 2024 ilk çeyreğinde 221.7 TL olmuştur. Bu dönemler arasındaki reel fiyat artışı %121.7’dir 

Türkiye’de yaşanan bu reel konut fiyat artışı birçok ülkede yaşanan fiyat artışının üstünde seyretmektedir. 100 TL’lik bir konut bu dönem içinde Amerika’da 163.6 TL, İngiltere’de 117.9 TL seviyesine gelmiştir. 

Göç

16 Ağustos 2024, Ayse Ökten ve Samed Küçükikiz

2016’dan beri Türkiye’den göç edenlerin sayısı, Türkiye’ye göç edenlerin miktarını fazlasıyla aşmış; 2023’te ise Türkiye’den 398 bin kişilik net bir göç gözlenmiştir. Bu sayıda yurt dışına göç eden Türkiye vatandaşlarının rolü de çok büyük olmuştur. 2023’e kadar ortalama bin civarında bir net göç gözlenirken, 2023’te 189 bin Türk vatandaşı başka ülkelere yerleşmiştir.

Bu yıllar içinde en çok hangi ülkelerden Türkiye’ye göç edildiğine baktığımızda, 2016-2018 arasında Irak ve Afganistan; 2019’da Türkmenistan ve Suriye; 2023’te ise Rusya ve Ukrayna öne çıkmaktadır.

Yurtiçinde hangi şehirlere göç edildiğine baktığımızda, İstanbul’un artık göç alan değil göç veren bir şehir olduğunu görüyoruz. Bu verilere göre, 2022 ve 2023’te İstanbul’u terk edenlerin sayısı, İstanbul’a göç edenlerin sayısından 2022’de yaklaşık 32 bin, 2023’te ise 169 bin kişi fazla olmuştur. 2022’de en çok göç alan dört şehir sırasıyla Ankara, Kocaeli, Tekirdağ ve İzmir; 2023’te ise Antalya, Ankara, Muğla ve İzmir olmuştur. Her iki yıl içinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimiz en çok göç veren bölgeler olmuştur.

Son Zamanlarda 

6 Ağustos 2024, Ayse Ökten ve Samed Küçükikiz

Son zamanlarda Türkiye ekonomisindeki gelişmelere bakmaya enflasyon verileri ile başlıyoruz. Türkiye 2023’de yıllık enflasyonu %64.7 olarak kapatmış, en son Temmuz 2024’de ise aylık enflasyon %3.2 olmuştur. 

Bu dönemde dünyadaki birçok ülkede yıllık enflasyon ortalama %3 civarında seyretmiştir. 

Pandemi döneminden beri işsizlikte düşüş ve istihdamda artış görülmeye devam etmektedir. 

Ülkeler arası karşılaştırmalarda ise, Türkiye’deki işsizlik oranı oldukça yüksek, istihdam oranı ise düşük seviyelerde seyretmeye devam etmektedir. 

Kamu bütçesine baktığımızda ise faiz dışı bütçe dengesi GSYH’ya oranla 2023 yılında %3.6 açık vermiştir.  Ülkeler arası karşılaştırmalarda ise Türkiye’nin kamu borç stokunun birçok ülkeden düşük olduğunu görüyoruz. 

Dış ticarette ise ihracat ithalatın altında seyretmeye devam etmekte olup, Türkiye 2023 yılında en fazla cari açık veren birkaç ülkeden biri olmuştur.

Gıda Enflasyonu

23 Nisan 2024, Ayse Ökten ve Samed Küçükikiz

Nisan 2024 seçimlerinden önce Güney Kore’de halk yeşil soğan fiyatlarındaki artış için tepki göstererek sokaklarda protestolara katilmişlar (fotoğraf ve haber The Guardian’dan). 

Dünya genelinde 2023 Şubat ayında gıda fiyatlarındaki artış enflasyonun üstünde seyretmiş görülmektedir. Mesela Macaristan’da enflasyon %25.4 iken gıda fiyatları yıllık %45.8 artış göstermiştir. 

2024 yılına baktığımızda ise karşımıza daha karmaşık bir görüntü çıkmaktadır. 2024 Şubat ayında bazı ülkelerde gıda enflasyonu genel enflasyonun üzerinde seyrederken, diğerlerinde genel enflasyon daha yüksektir. Örneğin, İspanya’da gıda enflasyonu %5.3 iken genel enflasyon %2.8, Amerika’da gıda enflasyonu %1 iken genel enflasyon %3.1 olarak gerçekleşmiştir. 

Yukardaki grafiklere Türkiye’yi eklemeye kalksak diğer ülkelerin detayları çok küçük kaldıkları için görülmemektedirler. Örneğin, 2024 Şubat ayında Türkiye’de enflasyon %67, gıda enflasyonu %71.1 olmuştur. 

Yeşil soğan fiyatları yüzünden protestoların olduğu Güney Kore’de ise 2024 Şubat ayında gıda fiyatları %7 artmış, genel enflasyon ise %3.1 olmuştur. 

Aşağıdaki grafiklerde gıda/TÜFE enflasyon detaylarını birkaç ülke için özetliyoruz:

Finansal Katılım

24 Mart 2024, Ayse Ökten ve Samed Küçükikiz

Finansal Katılım, Dünya Bankası tarafından, bireylerin ve işletmelerin ihtiyaçlarını karşılayacak yararlı ve uygun fiyatlı finansal ürün ve hizmetlere erişimlerini sağlamak olarak tanımlanmaktadır. Bu hizmetler tasarruf, kredi, ödeme, bankacılık işlemleri ve sigorta işlemleri olarak özetlenebilir. Finansal katılımın hem istikrarlı bir finansal sistem için hem de katılımcı bir büyüme için önemli olduğu düşünülmektedir

Finansal katılımı ölçmek için bakılabilecek verilerden biri bir ülkede banka içi ve dışı kalan kişilerin oranını incelemektir. Finansal katılım dışındaki kişiler, herhangi bir banka hesabı olmayan, mobil veya başka bir finansal kuruluş aracılığıyla işlem yapmayan kişiler olarak nitelendirilebilirler. Aşağıdaki grafik, 2021 ve 2011 yılları için 15 yaş üstündeki nüfusun banka hesabı olanların oranını göstermektedir. Bu verilere göre, 2021’de Türkiye’de bireylerin %74’ü banka hesabına sahiptir. Yani %26 oranında banka hesabı olmayan bir kesim vardır. Finansal katılım, 2011 yılına göre %16 artış göstermiş olsa da dünya sıralamasında oldukça düşük bir yer almaktadır (Veri).

Türkiye’de kadınların finansal katılım oranı 2011-2021 arasında %33’ten %63’e artmış olmasına rağmen, erkeklerle kadınlar arasında hala önemli farklar gözlenmektedir. 2021 yılında erkeklerde finansal katılım oranı %85’tir.

Dijital bankacılık ve internet üzerinden alışveriş konularında zaman içinde önemli artışlar olmuş olmasına rağmen, dünya sıralamasında Türkiye’nin yeri oldukça düşük görülmektedir. Örneğin, internetten para gönderme konusunda Türkiye, 52 ülke arasında 29. sırada yer almaktadır.

Dünya Bankası raporuna göre, 2011 ve 2017 yılları arasında dünya genelinde 1.2 milyar kişi finansal işlemleri yapabilecekleri bir araca sahip olmuştur.